| | #1 (permalink) |
![]() Co-Admin Üye Numaram: 58286 Kayıt Tarihim : Jan 2008 Mesajlarım: 6.635 REP Puanım : 23 REP Grafiğim : ![]() Ettiği teşekkür: 1
1 Konu'ya, 1 Teşekkür aldı
| Gülen Hareketi'ne Yoğun İlgi Bavyera'nın başkenti Münih'te farklı kültürler arası çalışmalar yapan Nymphenburger Söyleşileri Platformu Bavyera Krallığına ait tarihi Münih Residanz'ının Max-Joseph-Salonu'nda 'Müslümanların Açılımı - Gülen Hareketi Diyalog'da Yeni bir Partner mi?' konulu uluslararası sempozyum düzenledi. İki oturumda gerçekleşen sempozyumda farklı ülkelerden gelen, ikisi Müslüman toplam 10 bilim adamı tebliğ sundu. Katılımcıların büyük ilgiyle izlediği sempozyumda organizasyon heyeti üyesi Dr. Margret Spohn'un sözleri dikkat çekti. Münih belediyesi Kültürlerarası Çalışma Bürosunda çalışan Spohn, hazırlık aşamasında Gülen hareketi ile ilgili bir sempozyumun yapılmasına tepki gösterenlerin olduğuna dikkat çekerek, "Kendilerine 'Gülen Hareketini bilimsel kriterlere göre eleştiren bir isim söyleyin, konuşmacı olarak davet edelim' dedim. Fakat bir isim söyleyemediler. Eğer söyleselerdi davet ederdik." dedi. Sempozyuma başta Bavyera eyaleti Sosyal ve Çalışma Bakanlığından, Eğitim ve Kültür Bakanlığından, farklı üniversitelerden, belediyelerden, konsolosluklardan yetkililer başta olmak üzere yaklaşık 330 seçkin misafir katıldı. ![]() 'Diyalog zaman kaybı değil, gerekli bir şeydir' Wilhelm Willeke konuşmasında, günümüzde Müslümanların İslamiyet'in emrettiği şeyleri geri plana ittiğini, oysa İslamiyet'in diyaloga açık bir din olduğunu belirtirken, Fethullah Gülen'in bu konularda çözümler ürettiğini söyledi. Willeke Fethullah Gülen'in, 'zaman kaybı değil, gerekli bir şey' olarak gördüğü diyalogun, sadece Müslümanların kendi aralarında değil, farklı dinlerle de yapması gereken bir çalışma olduğunu ifade etti. Demokrasi konusuna da değinen Willeke, 'İslamiyet, genel prensipleriyle demokrasiyle bağdaşan bir dindir. Fethullah Gülen, İslamiyet'in insan haklarına herhangi olumsuz bir etkisi olmadığını söylüyor. Yeni bir oluşum, yeni bir düşünce tarzı ve yeni bir ufuk sunuyor. Globalleşen dünyada kabul gören Gülen'in bu düşünce tarzı, insanlara boş oturmamalarını aktif çalışmalarını tavsiye ediyor. Bu çalışmalar yapılırken maneviyatın önemsenmesi gerekir. Gülen din ve ilmin birlikte olması gereken bir olgu olduğunu anlatırken, modern dünyaya uyumlu bir Müslüman'dan bahsediyor.' İhlas, Allah rızasını kazanmaktır Katolik bir papaz olduğunu ifade ederek sözlerine başlayan Prof. Dr. Thomas Michel Gülen hareketinin 1986 yılından beri takip ediyor. Fethullah Gülen ile görüştüğünü ve onun fikirlerini yakından inceleme fırsatı bulduğunu belirten Michel, onun tavsiyeleriyle oluşan sosyal projeler, enstitüler ve okullar sayesinde oluşan vizyonun sadece Türkiye'de değil tüm dünyada geliştiğini, milyonlarca Türk, Asyalı, üniversiteli, genç, işadamının, Fethullah Gülen'i manevi lider olarak gördüğünü, ve kendisinin onlar üzerinde ve modern hayat üzerinde etkisinin olumlu olduğunu söyledi. 'Onlar, onu Hocaefendi olarak tanımlıyor. Onlara liderlik etmesi, onun sufi bakış açısıyla mümkün oluyor. Fethullah Gülen, sufi geleneğini sürdüren biri olarak tanınıyor. Sufilik üzerine yazdığı kitaplarda ilk Müslümanlardan örnekler veriyor.' Konuşmasında İhlas kavramını ele alan profesör, İhlas terimini, 'Allah rızası için severek yapmak' şeklinde tanımlarken, bu kavramın İngilizceye tam çevrilemediğini belirtti. 'İhlaslı bir insanın, Fethullah Gülen'in tavsiyelerine uyduğu takdirde çok güzel işler yapacağı görüldü. İhlaslı demek sözünde duran demektir. İhlaslı bir Müslüman, kendi görevlerini yapan, manevi görevlerini de yerine getiren insandır. Her şey Allah'a bağlıdır.' Michel sözlerine, " Gülen hareketinde halka hizmetin, Hakka hizmet olduğunu görüyoruz. Bir Hıristiyan olarak, İhlas yorumunu Hz. İsa'nın yorumu ile mukayese ettiğimde, Hz. İsa'nın dediği gibi, Allah'ın rızasını kazanmak için yapılan hareketlerdir. Şunu gördüm: İslam, Yahudilik, Hıristiyanlık hepsi aynı kaynaktan gelmiş. Fethullah Gülen'in ihlas yorumundan batının faydalanabileceğini düşünüyorum. Şunu kesinlikle ifade edebilirim ki, hiç bir şey bireysel diyalogdan daha etkili olamaz. Fethullah Gülen, rasyonel bakış açısı, ve disiplinli bir hayat tarzı yaşanmasının inancın aktif olmasını sağladığını söylüyor." değerlendirmesinde bulundu Değişim, her toplum için zordur Toplumların değişim konusunu ele alan Dr. Michel Blume, değişimin her toplumda zor bir olgu olduğunu ifade ederek konuşmasına başladı. Türkiye'deki değişim olgusunun tarihine değinen Blume, şunları söyledi: 'Osmanlı'nın yıkılışından sonra İslamiyet'ten kurtulma çabaları oldu. Geri kalmışlığın sebebi, din olarak gösterildi. Fethullah Gülen, bu konuda hata yapıldığını söylüyor. Müslümanların bu günkü kötü imajlarının sebebinin, Müslümanların kendilerinin olduğunu söylüyor. Ama çalışmalarla bunun düzelebileceğini belirtip, eğitimin önemine vurgu yapıyor. Aynı zamanda kadınların da eğitimi önemlidir deyip, cami yapılmasının yanında okul açılmasını da tavsiye ediyor.' Gülen hareketi ile 17. yüzyılda Alman Protestanlığı içinde gelişen Pietist hareket arasındaki benzerliklere dikkat çeken Blume iki hareketin de eğitim üzerinden insanları manevi değerlerle tanıştırmayı hedeflediğini söyledi. 'Fethullah Gülen Hareketi Darwinizmi kabul etmiyor. Bu konuda benim düşüncem belli, ama buna rağmen beni buraya davet ettiler. Fethullah Gülen, diyalog konusunda bu konu bile olsa, konuşun diyor. Sadece Papa ile değil, Türkiye'deki diğer dini liderlerde görüştü." dedi. Gülen hareketi, siyasi değil, bir eğitim hareketidir Bu gün Müslümanların fundamentalist suçlamalarına maruz kaldıklarının altını çizerek konuşmasına başlayan Rainer Hermann, Fethullah Gülen'in Osmanlı'dan kaynaklanan modern İslamiyeti geliştirerek orta kesim insanlara yön verdiğini ifade etti. 'Fethullah Gülen, siyasi değil, dini bir harekettir. Mensuplarından, siyasi bir atılım beklemiyor. Ama maalesef Türkiye'de bazı kesimler, dinin kamusal alana geçtiğini savunarak tehdit oluşturduğunu belirtiyorlar. Bu kesim, İslamiyetin siyasal olduğunu söylüyor. Oysa Fethullah Gülen siyaseti değil, insanı ön plana çıkarıyor... Türkiye, çok partili döneme geçince yeni bir devir başladı. Anadolu'da yeni bir elit zümre oluştu. Türk sosyologları bunlara siyah Türkler diyor. 17 yıl boyunca yaşadığım Türkiye'de Fethullah Gülen hareketinin, tüm bu olanlara kızmak yerine bir şeyler yapılmasını insanlara tavsiye ettiğini müşahede ettim. Fethullah Gülen, demokraside herkesin eşit olmasını istiyor. Türkiye'de elit tabaka daha bunu anlayamadı. Anlaması içinde zaman geçecek. Müslümanlara tavsiye ettiği başka bir şey daha var; Devletin değerlerini değiştirmek yerine bireysel olarak yaşamayı öğütlüyor. Terörizme karşı koyduğu mesafe de belli. Fethullah Gülen, toleransı ve insana hizmeti telkin ediyor. Ayrıca bu hareketin gizli bir hedefi olduğu söyleniyor. Bana göre çok açık bir hedefi var: Fethullah Gülen hareketi, eğitim hareketidir. Türk okulları, dünyada kabul görmüş modern okullardır. Globalleşen dünyada diyalog gerekli Prof. Dr. Leonid R. Sykiainen, 20. yüzyılın sonunda İslamiyetin dünya siyasetiyle yeni bir yön alarak, medyatik bir din haline geldiğini medyada İslam hakkında önyargıların dolaşmaya başladığını kaydetti. Diğer bazı gruplardan farklı olarak Fethullah Gülen, İslamiyetin demokrasiyi engelleyici bir unsur olmadığını söylüyor. Müslümanların uzun zamandır kriz içerisinde yaşadıklarını, bunun eğitimsizlikten kaynaklandığını beyan ediyor. Dünyanın artık birçok ortak problemi olduğunu görüyoruz. Özellikle ahlaki değerlerin erozyona uğradığını görmekteyiz. Bu insanlığın bir problemidir. Bu nedenle Fethullah Gülen'in yaptığı gibi herkesin diyalog içersinde bulunarak bu problemi çözmesi gerekiyor. Fethullah Gülen, dini hedeflere ulaşmak için siyasetin kullanılmamasını talep ediyor. İslam ve demokrasi birbirine zıt mı? Fethullah Gülen, İslam'ın ve modern, liberal, demokrasinin bir arada olmasının birbirine zıt şeyler olmadığını belirtiyor. O, realist bir insan, maneviyatı yüksek, ihlaslı ve siyasi realiteleri de göz önünde bulunduran birisi. Din ve devleti, karşı karşıya getirmiyor. Avrupalı göçmenlerin yolu Gülen hareketi ile kesişti Almanya'ya gelen Türk göçmenlerin, kısa bir değerlendirmesini yapan Yrd. Doç. Dr. Savaş Genç, buraya gelen insanların, elli yıl boyunca kafasında hep Türkiye dönme fikirlerinin olduğunu, bu nedenle sürekli Türkiye'ye yatırım yaptıklarını söyleyerek konuşmasına başladı. Genç, bunun neticesi olarak çocuklarına gerekli ilgiyi gösteremediklerini belirtti. Türkiye merkezli Gülen Hareketi ile 90'lı yılların başından itibaren Avrupa'daki birçok insanın da yolu kesişti. Çocuklarına daha iyi bir eğitim vermek isteyen bu insanlar, artık eğitim merkezleri, okullar açıyorlar. Avrupalı göçmenlerin en çok hissettikleri buraya ait olamama duygusunu bu okullarda giderdiler. Bu eğitim merkezlerinde görev yapan Türk öğretmenleri gören öğrenciler, onları kendileri için model almaya başladılar. 'Biz de başarabiliriz' düşüncesi oluştu." Almanya'da uyuma katkı Fethullah Gülen'in entegrasyona çok büyük bir katkısı olduğunu belirten FİD Başkanı Ercan Karakoyun, Avrupa'da yaşayan Müslümanların en büyük probleminin eğitim olduğunu, üçüncü neslin hala entegrasyon konusunda zorluk çektiğini belirtirken, yapılan araştırmalarda yabancı ve Müslüman gençlerin eğitim seviyelerinin çok düşük olduğunu rakamlarla ifade etti. Sekuler ve liberal bir toplum olarak, Almanya toplumu ile birlikte yaşama kültürünü geliştiren genç bir kitlenin olduğunu, Fethullah Gülen hareketini transnational bir hareket olarak tanımlarken, bu hareketin engelleri kaldırmak, karşılıklı tolerans ve yaşadığı toplumda diyalog içersinde olan bir hareket olduğunu dile getirdi. Dr. Michel Blume O her tabakaya hitap ediyor. İnsanları, korkutmuyor. O zor olanı seçti; hep güzelliklerden bahsediyor. Hocaefendi, insanlara kendilerini geliştirmelerini, randevulara zamanında gitmelerini ve maneviyatlarını geliştirmemiz gerektiğini telkin ediyor.Prof. Dr. Thomas Michel Fethullah Gülen hareketinde bir birlik var. Allah'a hizmet, topluma hizmet var. Yaptıkları güzel şeylerden bahsetmek istemiyorlar. Hizmette devam ediyorlar. 'Onlardan ihlası öğrendim.'Dr. Rainer Hermann Fethullah Gülen, toleransı ve insana hizmeti telkin ediyor. Ayrıca bu hareketin gizli bir hedefi olduğu söyleniyor. Bana göre çok açık bir hedefi var: Fethullah Gülen hareketi, eğitim hareketidir.Wilhelm Willeke Globalleşen dünyada kabul gören Fethullah Gülen'in bu düşünce tarzı, insanlara boş oturmamalarını aktif çalışmalarını tavsiye ediyor. Bu çalışmalar yapılırken maneviyatın önemsenmesi gerekir. Din ve ilmin birlikte olması gereken bir olgu olduğunu anlatırken, modern dünyaya uyumlu bir Müslüman'dan bahsediyor.(Tamer Aktaş) [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ![]() İnsanın tek mürşidi Kur'an'dır... Konu Tarantula_ tarafından (02-16-2010 Saat 00:15 ) değiştirilmiştir.. |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| gulen, hareketine, ilgi, yogun |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
| Sitemizde Yenimisiniz ? | Yardım Konuları |