| | #11 (permalink) |
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() мэкаи бυяυяυ Üye Numaram: 26532 Kayıt Tarihim : Jul 2007 Mesajlarım: 2.469 REP Puanım : 10 REP Grafiğim : ![]() Ettiği teşekkür: 0
0 Konu'ya, 0 Teşekkür aldı
| 21. Ayrı Zamanlarda Ölenlerin Kabirde Azap Durumu Aynı mı? Bu, zamanla alâkalı olduğu gibi sevinç ve üzüntü ile ilgili bir durumdur. Cennete âit pencereler açılan, Cennetleri seyreden mü'minin ruhu, kıyameti beklerken zamanın geçişini bilemez. Sevinçli, mutlu anların, günlerin, yılların çarçabuk geçmesi gibi.. Dünyada çirkin yaşayanlara, temessülü de çirkin olur, Cehennemler gösterilir. O ruh için kıyametin kopması çok uzundur. Zaman mefhumu, dünya hayatına âit bir mahluktur. "Rabbin katında bir gün, saydıklarınızdan bin yıl gibidir." " Bize göre milyonlarca yıl, Allah'a göre bir ân'dır.""Fakirler, Cennete zenginlerden 500 yıl önce girerler. Bu (Allah indinde) yarım gündür." Peygamberimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) şöyle duâ etmişti. "Allah'ım! beni miskin olarak yaşat, miskin olarak ruhumu kabzet, kıyamet günü de miskinler zümresiyle birlikte hasret" Hz. Aişe "Niçin ey Allah'ın Rasûlü?" diye sorunca Peygamberimiz; "Çünkü onlar Cennete zenginlerden kırk bahar önce girecekler. Ey Aişe fakirleri sev ve onları yaklaştır, ta ki kıyamet günü Allah da sana yaklaşsın", "Ey Yoksul Muhacirler, size müjdeler olsun, Size kıyamet günündeki tam nuru müjdeliyorum. Sizler Cennete insanların zenginlerinden yarım gün önce gireceksiniz. Bu yarım gün (dünya günleriyle) beş yüz yıl eder." Zaman, mü'min için ayrı, kâfir için ayrıdır. Mü'min için bir gün bin yıl gibi uzarken, kâfir için elli bin yıl gibi uzayacaktır. Bu sebepledir ki, âhirette herkes 30 veya 33 yaşında diriltilecektir. Dünyadaki gibi zaman mefhumu olsa, yaşlanmaları gerekir. Ama orada yaşlanma, hastalanma, kin, nefret, ölüm yoktur, olmayacaktır. Berzah'ta, kabirde Adem (Aleyhisselâm)'den beri bekleyen, iyi ruh ise, bir dakikadır beklemektedir. Kötü ruh ise, uzun bir süre beklemektedir. Zaman mefhumu dünyadaki gibi olmayınca belki de ruh, bizim zannettiğimiz gibi uzun süre değil, hangi zaman diliminde olursa olsun bir dakika bile olmayan bir süre beklemektedir. Allah Teâlâ mutlak Âdildir. 22. Kıyametin Küçük Alâmetleri Nelerdir? Cevap: Kıyamet, bir şeyin veya toplumun sonu manalarında kullanılmaktadır. Dünyanın sonu manasında olan Kıyamet için küçük ve büyük Kıyamet ayrımı yapılmıştır. Ehl-i sünnet âlimlerinin açıklamalarına göre küçük alâmetler; kıyametin kopma zamanına daha uzak, insanların iradeleriyle meydana gelecek olaylardır. Hadis-i Şeriflerde şöyle bahsedilmiştir. İslâmî ilimlerin gerilemesi, cehaletin artması, Kadın nüfusun erkeklerden çok olması, İçki içme ve zînâ gibi haram olan fiillerin artması, adam öldürme olayının, ölenin ne için öldüğünü, öldürenin ne için öldürdüğünü bilmeyeceği kadar artması, İki İslâm ordusunun birbiriyle çarpışması, zenginliğin artması, malın çoğalması, sadaka verecek fakirin bulunmaması vb. Bazı hadislerde geçen kıyamet ise yok olma, anarşi vb. manalarında kullanılmıştır. "Müslümanlardan iki grup aralarında sauaşmadıkça kıyamet kopmaz" "...imamınızı öldürmedikçe, kılıçlarını birbirinize kullanmadıkça, dünyanıza şerirleriniz varis olmadıkça kıyamet kopmaz. " "Otuz kadar yalancı deccal çıkmadıkça kıyamet kopmaz. Bunlardan her biri Allah 'in elçisi olduğunu zanneder. " Hadislerde geçen bu alâmetler; daha çok bu fiilleri yaptıktan sonra belâların geleceğini haber vermektedir. Mesela, İçki içme ve zînâ gibi fiiller arttığında sarhoşlar çoğalacak, nesiller cılız, zayıf olacak, beyinler uyuşacak, kavgalar artacak, ekonomi abes, boş şeylere akacak, sarhoş-çürük nesiller doğacak, Aids gibi hastalıklar toplumda çoğalacak, işte bunlar toplumun sonu, kıyameti değil midir? Elbette o toplumun, milletin kıyameti, sonu olur. Hadislerde daha çok küçük kıyamet diye bahsedilenlerin dünyaya âit bazı kötü olayların sebepleri zikredilmiş, onlara dikkat çekilmeye çalışılmıştır. ![]() ![]() ![]() |
| | |
| | #12 (permalink) |
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() мэкаи бυяυяυ Üye Numaram: 26532 Kayıt Tarihim : Jul 2007 Mesajlarım: 2.469 REP Puanım : 10 REP Grafiğim : ![]() Ettiği teşekkür: 0
0 Konu'ya, 0 Teşekkür aldı
| 23. Kıyametin Büyük Alâmetleri Nelerdir? Cevap: Büyük alâmetler, kıyametin kopmasına yakın zamanda olacak ve insan irâdesine bağlı olmayan olaylardır. Duman (Dulum); Mü'minleri nezleye tutulmuş gibi yapan, kâfirleri sarhoş eden, bütün yeryüzünü kaplayan bir duman ortaya çıkar, kırk gün devam eder. Deccal'in Çıkması; Deccâl, lügatte, deveyi katranla çokça yağlamak, yalan söylemek, yalan, göz boyayan, hakkı batıl ile karıştıran, gerçeği bâtıl göstermek, bir şeyi tamamen örtüp bürümek, bir şeyi altınla yaldızlamak anlamına gelir. Bu, ümmetin ahir zamanında çıkacak Yahudilerden biri olup, ilahlık iddiasında bulunan kişidir. Kıyametten az evvel çıkacak ve Hz. İsâ tarafından öldürülecek olan ve zararlı şahıs, yalancı Mesih demektir. Yahudilerde Messiah, (Mesih)'in zıddı olarak bilinen Deccâl inancı, Hristiyanlık tarihinin tüm dönemlerinde dünya gündemini işgal etmiş olan Mesih, Deccal inancı zaman zaman o derece adından söz ettirmiştir ki, Fransa Kralı 4. Henry 1599'da çıkarttığı bir fermanla Deccal'm adından bahsetmeyi yasaklamıştır. Kur'ân'da Deccal kavramının varlığı ve yokluğu ihtilaf konusudur. Deccal isminin bizzat Kur'ân'da geçmediği, dolaylı olarak geçtiğini belirten müfessirler olmuştur. Hadis de: "Hiç bir peygamber yoktur ki ümmetini tek gözlü yalancıdan (Deccal'dan) uyarmış olmasın. Dikkat edin ki onun bir gözü kördür. Rabbiniz ise tek gözlü değildir. Körün iki gözünün arasında K.F.R. (lafzı) yazılmış olacaktır." buyrulmuştur. "Sizden biri son teşehhüdünü bitirdikten sonra dört şeyden Allah'a sığınsın: Cehennem azabından, kabir azabından, hayat ve ölüm fitnesinden ve mesih-deccâl şerrinden." Hz. Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem)'in Deccal'i anlatan bir hadisini nakleden ravi şöyle diyor. "Rasûlullah o kadar dehşetli anlattı ki, biz Deccal'i yakındaki hurmalıkta zannettik." Bazı hadislerde çoğul tabiriyle deccaller anlamında "Deccâlûn" şeklinden geçerken, çoğu hadislerde otuz, bir hadiste de yirmi yedi rakamı verilmektedir. Bir rivayete göre Deccal, İstanbul'dan çıkacak, diğer bir hadise göre de Nifak ve iman şeklinde iki toplumdan bahsedilip "İnsanların böylesine kesin hatlarla ayrılmış iki kampa bölündüğünde deccal çıkacaktır." buyrulmuştur. Deccâl'in doğudan çıkacağı Hz. Ebû Bekr'den rivayet edilen hadisten anlaşılmaktadır. "Deccal, Horasan denilen doğudaki bir yerden çıkacaktır. " Deccal çıktıktan sonra kalacağı süre, zaman olarak da; kırk gün kalacağı, bir günü bir sen bir günü bir ay, bir günü bir hafta, diğeri ise normal günler gibi olacaktır. Günlerin farklı oluşundan dolayı değişik yorumlar yapılmıştır. Büyük imkanlara sahip olan Deccâl'in Allah'ı inkâr edeceği ve insanlara "Ben sizin Rabbinizim!" diyeceği, iddiasını isbat için de bir kişiyi öldürüp dirilteceği rivayetlerde bildirilmektedir. Hadis âlimleri bunun tıp tekniği ile, bir çeşit tedavi yoluyla olacağını söylemektedirler. Deccâl'e tabi olanların çoğu; Yahudiler, bazı kötü kadınlar ve münafıklardır. "Isbohan Yahudilerinden, başlarında taylasan (başa giyilen giysi) bulunan yetmiş bin kişi Deccâl'a tâbi olur. " Deccâl meselesinde, Hadislerde teşbih ve temsiller kullanılmış, bu mecazî temsiller ışığında hadis âlimleri hadisleri değişik değişik yorumlamışlardır. Birçok Ehl-i Sünnet âlimi, Deccâl'in zuhurunun hak olduğunu söylemekle yetinmişler, Mezhepler Tarihi'nde bazı fırkaların muhalif fırka mensuplarını Deccâl lakabı ile isimlendirdiği yönüyle bu kavram önem kazanmış, Kelâm ve Mezhepler Tarihi literatüründe Kıyamet alâmetleri bahsinde anılır olmuştur. Deccâl konusunu inkâr edenin küfre girmeyeceği aşikârdır. Kur'ân'da geçmeyen bu kavram, hadislerde tevatür derecesinde olmayan tarzda geçmektedir. Hadislerde Kıyametin kopuşuna dâir on alâmet arasında açıkça yer alan İsa'nın nüzulü, iniş yeri, inişinden sonraki faaliyetleri ve Deccâl ile çarpışması ve kendisinin de Hz. Muhammed'in halifesi ve bir ümmeti olarak, Müslümanların imamı durumunda olan Mehdi'nin arkasında namaz kılışı, dünyadaki hayat süresi ve nihayet eceli ile ölüp Hz. Peygamber'in yanına gömülmesi en küçük ayrıntılarına kadar rivayet edilmek suretiyle adeta resmedilmiş ise de Kur'ân'da iz, işaret yoktur. Dabbetü'l-Arz: Kur'ân'da işaret vardır. "Kendilerine söylenmiş olan başlama geldiği zaman yerden bir canlı çıkarırız ki insanların ayetlerimize kesin olarak inanmadıklarını söyleyerek konuşur." Dabbetü'l-Arz'm Safa dağından çıkacak büyük bir hayvan olduğu, biri Mehdi, diğeri Hz. İsa zamanında, üçüncünün de Güneş batıdan doğduktan sonra olmak üzere üç defa çıkacağı söylenir. Peygamberimiz (sâllallâhu aleyhi vesellem) bir hadislerinde Dabbetü'l Arz'ın yanında Hz. Musa'nın asası, ve Hz. Süleyman'ın mührünün bulunacağını, asa ile mü'minin yüzünü parlatıp mühür ile kâfirin burnunu kıracağını insanların toplanıp "İşte şu kâfir, şu mü'min" diye söyleneceklerini haber vermiştir. Güneşin Batıdan Doğması: "Güneş batıdan doğmadıkça kıyamet kopmaz. Güneş batıdan doğup insanlar bu olayı görünce toptan imân edecekler, fakat bu önceden imân etmemiş olan veya imânında hayır ve üstünlük kazanmayan kimselerin imânlarının kendilerine fayda vermediği zamandır." Ye'cüc ve Me'cüc'ün Çıkışı: âyetlerde (Kehf, 18/93-99; Enbiya, 21/96) geçen Zülkameyn'in kimliği, Şeddin yeri, Yecüc ve Mecüc'ün kimler olduğu araştırılmış ve çeşitli görüşler ortaya atılmıştır. Gerçek olan, Ye'cüc ve Me'cüc'ün kıyamet alametlerinden biri olarak belli bir vakitte insanlığın üzerine akın edeceği, yeryüzüne dağılarak bir süre bozgunculuk yapacakları ve büyük bir felaket olarak ortaya çıkacakları keyfiyetidir. Doğuda, Batıda, Anıp Yarımadasında Bir Yerin Batması: Bu üç yerde bir yerin batması insanlara ihtar manası içeren olaylardır. Yemen'de veya Hicaz'da Ateş Çıkması: Kıyamete yakın zamanda Yemen veya Hicaz'da ateş çıkıp her tarafı aydınlatacaktır. Hz. İsa'nın İnişi: Hz. İsa ortaya çıkıp adaletle hükmedip Deccâl'ı öldürüp Allah'ın dilediği kadar yaşar, sonra vefat eder, Hristiyanların haçını kırmak ve cizyeyi kaldırmak gibi işler de zikredilmiştir. Hz. İsa'nın gelmesini mecazi anlayan âlimler de çoğunluktadır. 24. Sûr'un Üfürülmesi Nasıl Olacaktır? Cevap: Allah'ın izni ile, dört büyük melekten biri olan İsrafil'in Sûr denilen ve mahiyeti ancak Allah tarafından bilinen bir şeye üflemesiyle kıyamet kopacaktır. "Sûr'a bir defa üfürülünce yerler, dağlar yerinden oynayıp birbirine çarparak darmadağın olunca, işte o gün olur (Kıyamet kopar), Gök yarılır da o gün kuvvetten düşer. "(Hakka, 69/13-16) "Sûra üfürülmüştür. Bir de görürsün ki onlar, kabirlerinden kalkıp, Rablerine doğru koşup gidiyorlar."(Yasin, 36/51) "Sûr'a üflenince, Allah'ın dilediği bir yana, göklerde olanlar, yerde olanlar hepsi düşüp ölür. Sonra Sûr'a bir daha üflenince hemen ayağa kalkıp bakışıp dururlar." (Zümer, 39/68 ) İki üfürüş arasında geçecek olan zaman, hadislerde geçen kırk sözünden gün mü, ay mı, yıl mı, kast edildiği bilinmemektedir. "Gök yarıldığı, yıldızlar dağıldığı, denizler kaynaştığı, kabirlerin içi dışa çıktığı zaman, insanoğlu ne yaptığını ve ne yapacağını görür." (İnfitar, 82/1-5) Kıyametin kopması, Kur'ân'da "Saat" kelimesiyle ifade edilmiş ve kıyameti Allah'tan başkasının bilemeyeceği belirtilmiştir. Bu şiddetli olaya gökler ve yer dayanamayacak, o günün şiddetinden çocukların saçları ağaracak, emzikli kadınlar bebeklerini unutacak, hamileler çocuklarını düşürecek ve bütün insanlar şaşkına dönecektir. Birçok âyet, kıyametin kopuşunu büyük bir kozmik değişim olarak sunarlar. Gök yarılacak, Güneş dürülecek, yıldızlar dökülecek, denizler kaynayıp kabaracak, dağlar yerinden kaldırılıp yürütülecek ve ufalanıp atılmış renkli yün haline gelecek, yer ve gökler şekil değiştirecektir. ![]() ![]() ![]() |
| | |
| | #13 (permalink) |
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() мэкаи бυяυяυ Üye Numaram: 26532 Kayıt Tarihim : Jul 2007 Mesajlarım: 2.469 REP Puanım : 10 REP Grafiğim : ![]() Ettiği teşekkür: 0
0 Konu'ya, 0 Teşekkür aldı
| 25. Ba'sü Ba'de'l-Mevt Ne Demektir? Cevap: Ba's; diriliş, canlanma, kalkma gibi manalara gelir. Mevt ise; Ölüm demektir. Ba'sü ba'de'l-Mevt; Öldükten sonra dirilmek ve Allah'ın ölüleri tekrar diriltmesi demektir. Kur'ân'da birçok âyette anlatılan bu gerçeğe her Müslüman inanmak durumundadır. "Ey İnsanlar, öldükten sonra tekrar dirilmekten şüphede iseniz bilin ki, ne olduğunuzu size açıklamak için, Biz sizi topraktan, sonra nutfeden, sonra pıhtılaşmış kandan, sonra da hilkati belli belirsiz bir çiğnem etten yaratmışızdır. Dilediğimizi belli bir süreye kadar rahimlerde tutarız, sonra sizi çocuk olarak çıkarırız, böylece yetişip ergenlik çağına varırsınız. Kiminiz öldürülür, kiminiz de ömrünün en fena zamanına ulaştırılır ki, bilirken bir şey bilmez olur. Yeryüzünü görürsün ki kupkurudur, fakat Biz, ona su indirdiğimiz zaman harekete geçer, kabarır her güzel bitkiden çift çift yetiştirir. Bu böyledir. Çünkü Allah tek gerçektir. (Her şey O'nunla varlık kazanır) ve O, ölüleri diriltir ve O, her şeyi yapabilir. Ve (çünkü) o (Kıyamet) saati mutlaka gelecektir. Onda şüphe yoktur ve Allah, kabirlerde olanları diriltecektir. " "İbrahim; "Rabbim! ölüleri nasıl dirilttiğini bana göster." dediğinde, "İnanmıyor musun?" deyince de "Hayır öyle değil, fakat kalbim iyice kansın." demişti. "Öyleyse dört çeşit kuş al, onları kendine alıştır, sonra onlardan her dağın üzerine bir parça koy, sonra onları çağır, koşarak sana gelirler. O halde Allah 'in güçlü ve Hakim olduğunu bil!" demişti. (Bakara, 2/260) "Allah rüzgarları salıverip de bulutları harekete getirmekte olandır. Derken biz onu ölü bir toprağa sürüp, onunla yeri, ölümünün ardından canlandırmışadır. İşte (ölülerin) dirilmesi de böyledir." (Fatır, 35/9) 26. Mahşer Günü Ne Demektir? Cevap: Mahşer; toplamak, bir araya gelmek, tekrar yaratılanların toplanılacağı yerdir. Kur'ân-ı Kerim'de birçok âyetlerle anlatılan Mahşer, Ba'stan yani tekrar dirilişten sonra bütün mahlû-kâtın bir araya toplandığı yerdir. "Yerde yürüyen hayvanlar ve kanatlarıyla uçan kuşlar da ancak sizin gibi birer toplulukturlar. Kitapta biz hiçbir şeyi eksik bırakmadık, onlar sonra Rablerine toplanacaklardır." (Enam, 6/38 ) "Bütün insanların toplanacakları gün" (Hud, 11/103) "Onların hepsini bir gün toplarız..." (Yunus. 10/28 ) "Sûra üflenince, kabirlerinden Rablerine koşarak çıkarlar." (Yasin, 36/51) Kur'ân ve hadislerin bildirdiğine göre mahşer, bütün mahlûkâ-tın tekrar dirilip toplanacakları yerin ve zamanın adıdır. ![]() ![]() ![]() |
| | |
| | #14 (permalink) |
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() мэкаи бυяυяυ Üye Numaram: 26532 Kayıt Tarihim : Jul 2007 Mesajlarım: 2.469 REP Puanım : 10 REP Grafiğim : ![]() Ettiği teşekkür: 0
0 Konu'ya, 0 Teşekkür aldı
| 27. Mahşer'de Hayvanlar da Toplanacak mı? Cevap: Mahşerde melekler, cinler ve insanlar dirildikten sonra insanların küçüğü, büyüğü, akıllısı, delisi, hepsi bir yerde toplanacaktır. Bütün hayvanlar da haşrolacaklardır. Fakat hayvanlar Allah'ın somlarına cevap verdikten sonra toprak olacaklardır. Zira dünyada onlara teklif yoktur. Mükâfat ve ceza dünya hayatında kendilerine teklif yapılanlaradır. Mükellef varlıkların toplanma sebebi hesap, hayvanların toplanma sebebi ise kısastır. Hayvanlar insanlardan ve birbirlerinden haklarını aldıktan sonra toprak olacaklardır. Boynuzsuz koyunun boynuzlu koyundan kısas yoluyla hakkının alınacağını da biliyoruz. Hayvanların insanlar üzerindeki haklarına riâyet edilmediği takdirde, onların Kıyamet günü şikâyetçi olacakları belirtilmektedir. Hz. Peygamber Üsâme'ye: "Ey Üsâme, acıkan ciğer sahibi her hayvan hususunda dikkatli ol. Kıyamet günü Allah 'a şikâyet edilirsin. " buyurmuştur. 28. Mahşer Yeri Nasıl Bir Yerdir? Cevap: Mahşer yerinin karanlıklar içinde olacağı, kişinin âmeline göre aydınlanacağı anlatılmaktadır: "Karanlıkta mescide gidenlere, Kıyamet günü (mahşer'de) tam bir nura, ışığa kavuşacaklarını müjdele" "Kim Müslüman olduğu halde, saçından bir kıl beyazlarsa, bu Kıyamet günü onun için bir nur olur..." Kıyamet günü insanlar, beyaz, bembeyaz, has unun çöreği gibi bir yerde toplanacaklardır. Orada hiç kimsenin bir işareti yani evi, bağı vs. olmayacaktır. Mahşer yeri düz bir yerdir. Dağ, dere, ev, bahçe, ağaç, vs. olmayacaktır. Mahşer yerinde insanlar beklerlerken Güneş yaklaştırılacak ve insanları dünyadaki durumlarına göre, amellerine göre farklı derecede yakacak ve terleyecekler, gölgelikler olacaktır. ![]() ![]() ![]() |
| | |
| | #15 (permalink) |
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() мэкаи бυяυяυ Üye Numaram: 26532 Kayıt Tarihim : Jul 2007 Mesajlarım: 2.469 REP Puanım : 10 REP Grafiğim : ![]() Ettiği teşekkür: 0
0 Konu'ya, 0 Teşekkür aldı
| 29. Mahşer Günü Gölgeliklerde Kimler Olacak? Cevap: Peygamberimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) yedi sınıf insanın Mahşer gününde Arş'ın gölgesinde gölgeleneceklerini haber veriyor. Bunlar: • Adil devlet başkanı, • Allah'a ibadet ederek büyüyen genç, • Kalbi mescitlere bağlı kimse, • Allah için birbirlerini seven ve bu uğurda birleşip bu sevgi ile ayrılan iki kişi, • Mevki sahibi güzel bir kadının davetini "Ben Allah'tan korkarım!" cevabı ile reddeden kişi, • Sağ eli verdiği sadakayı sol eli duymayacak şekilde gizli sadaka veren kimse, • Tenha yerde Allah'ı zikrederek gözleri dolup taşan kimse, "Aziz ve Celil olan Allah Teâlâ kıyamet günü şöyle diyecek: "Benim celalim adına sevişenler (dost olanlar) nerede? Gölgemden başka hiçbir gölgenin bulunmadığı şu günde onları gölgemde gölgelendireyim." Yetimi görüp gözeten de gölgelikler de olacaktır. 30. Mahşer'de İnsanların Kıyafeti Nasıl Olacaktır? Cevap: Bütün insanların toplandığı o günde insanlar; ayakkabısız, çıplak olacaklar, müezzinler uzun boylu olacaklardır. ".. Sizler Allah'a, yalınayak, bedenleriniz çıplak ve kabuklu (sünnetsiz) olarak haşrolunacaksınız. İlk giydirilecek olan İbrahim (Aleyhisselâmydır.." "İlk yaratılışta nasıl başladı isek, üzerimizde hak bir vaad olarak onu iade edeceğiz" (Enbiya, 21/106) "Cennet ehlinin vücudu kılsız, yüzü sakalsız, gözleri sürmelidir. Gençlikleri zayi olmaz, elbiseleri eskimez. " Cennetliklerin başlarında taçlar vardır. Taçdaki tek bir inci, doğu ile batı arasını aydınlatır. Peygamberimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), "Kıyamet günü, ayakkabısız. sünnetsiz, çıplak olarak haşir meydanında toplanacaksınız." buyurunca bir kadın sordu: "Birbirimizin avret yerlerini görmez miyiz?" Rasûlullah âyetle cevap verdi: "Ey Kadın! O gün herkesin kendine yeter derdi vardır." Namaz kılmak için abdest alanların elleri, ayakları, abdest uzuvları parlak; imrendirici bir durumda olacaktır. ![]() ![]() ![]() |
| | |
| | #16 (permalink) |
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() мэкаи бυяυяυ Üye Numaram: 26532 Kayıt Tarihim : Jul 2007 Mesajlarım: 2.469 REP Puanım : 10 REP Grafiğim : ![]() Ettiği teşekkür: 0
0 Konu'ya, 0 Teşekkür aldı
| 31. Mahşer'e Nasıl Gidilecek? Cevap: Peygamberimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) buyurdu: "Kıyamet günü insanlar üç sınıf olarak haşrolunurlar. Yayalar sınıfı, binekliler sınıfı, Yüzü üstü sürünenler sınıfı" soruldu: "Ey Allah'ın Rasûlül Bunlar yüzleri üzerinde nasıl yürürler?" Şu cevabı verdiler: "Onları ayakları üzerine yürüten Zât-ı Zülcelâlin, yüzleri üzerine yürütmeye de gücü yeter. Ancak bilesiniz, bu yüzleri üstü yürüyenler, önlerine çıkan her engele, her dikene karşı kendilerini yüzleriyle korumaya çalışırlar. " Yayalar, gidişte zorluk çekecekler, ama sürünenlerden çok hafif olacaktır. En şerefli sınıf binekli olanlardır. Yüzüstü sürünenler ise kâfirlerdir. "Biz onları kıyamet günü körler, dilsizler, sağırlar olarak yüzü koyun haşredeceğiz. Onların varacağı yer Cehennemdir ki, ateşi yavaşladıkça biz onun alevini artırırız." (İsra, 17/97) Herkes mahşere, dünyada kime inanıp tâbi olmuşsa onunla birlikte gider. Mü'min, münafık ve kâfirler önderleriyle beraber toplanır, bir araya gelirler. (Bkz. İsra, 17/71) 32. Mahşerde Hesap ve Suâl Nelerden Olacaktır? Cevap: Mahşer yerinde herkes toplandıktan sonra büyük mahkeme kurulacak, dünyada yazıcı melekler tarafından tutulan defterler o gün sahiplerine verilecek ve herkes ne yapıp yapmadığını görecektir. Ahirette hesabın başlaması, sûra ikinci üfleyişten sonra kabirlerdekilerin tekrar diriltilmesi ve mahşerde toplanmasıyla olacaktır. İslâm inancına göre, kıyamet gününde insanların hesaba çekilmesi belli kayıtlara bağlı olarak yapılacaktır. Kur'ân'da amel defteri şu şekilde ifade edilmektedir: Her insanın vebalini, kendi nefsine bağladık, her insan kendi yaptıklarına göre muamele görür. Nitekim kıyamet günü hesap defterini önünde açılmış bulacaktır (İsra, 17/13). Amel Defteri, yazıcı melekler tarafından tutulmakta ve kişinin dünyadaki bütün söz, fiil ve niyetleri kayda geçirilmektedir. (Bkz. Kehf, 18/49- İnfitar, 82/10-12) Amel defterinin mahiyeti bilinmemektedir. O gün insana sorulacak ilk soru imânla ilgilidir. İmanı olan insana ise, amelinden soru açılır. "Kimin üzerinde kardeşine karşı ırz veya başka bir şey sebebiyle hak varsa, dinar ve dirhemin bulunmadığı (hesaplaşmanın olacağı) gün gelmezden önce daha burada iken helalleşsin. Aksi takdirde o gün, salih bir ameli varsa, o zulmü nispetinde kendinden alınır. Eğer hasenatı yoksa arkadaşının günahından alınır, kendisine yüklenir." "Kıyamet günü, hak sahiplerine haklarını mutlaka eda edeceksiniz. Öyle ki kabış (boynuzsuz) koyun için boynuzlu koyundan kısas alınacak, taşa (niye bir başka) taş üzerine yüklenip kaldığından, adamın adamı niye yaraladığından sorulacak" Kişinin imânından sonra amelinden ilk önce sorulacağı şey Namazdır. "Kıyamet günü, kişi amelleri arasında önce namazın hesabını verecek. Bu hesap güzel olursa kurtuluşa erdi demektir. Bu hesap bozuk çıkarsa hüsrana düştü demektir. Farzda eksik çıkarsa Allah "Bakın, kulumun nafilesi var mı?" buyurur. Böylece farzın eksikleri nafile (namazları) ile tamamlanır. Sonra bu tarzda olmak üzere diğer amelleri hesaptan geçirilir. " Anlaşılıyor ki amellerden baraj ders; dinin direği olan Namazdır. Namazdan sonra kul hakkına taalluk eden meselelerdir. Peygamberimiz çok basit gördüğümüz 'hurma ve su'dan bile hesaba çekileceğimizi bildiriyor, Cehennem ateşine karşı yarım hurma ile de olsa kendimizi korumamızı istiyor. Peygamberimiz, kıyamet günü beş şeyden sual edilmedikçe kulun ayakları (Rabbin huzurundan) ayrılamayacağını bildirmekte; Ömrünü nerede harcadığından, ne amelde bulunduğundan, malını nerede kazanıp nereye harcadığından, vücudunu nerede (gençliğini) çürüttüğünden, bildiği ile ne derece amel ettiğinden sorulacaktır. Kıyamet günü kul hesap vermek üzere getirilir: Allah Teâlâ: "Ben sana kulak, göz, mal ve evlat vermedim mi? Sana hayvanları ve ekimi musahhar kılmadım mı? Seni bunlara baş olmak, onlardan istifade etmek üzere serbest bırakmadım mı? Acaba bu günkü benimle şu karşılaşmamı hiç düşündün mü?" diye sorar; Kul da: "Hayır" der, Allah da: "Öyleyse bugün ben de seni unutacağım, tıpkı senin dünyada beni unuttuğun gibi!" buyuracak. Ehl-i sünnet âlimlerinin belirttiğine göre; Allah'ın bir kulunu unutması demek, rahmetten, şefaatten mahrum etmesi demektir. "Müslüman olduktan sonra iyi olana cahiliyye devrinde yaptıkları sorulmayacaktır. Kötü amel işleyene, hem İslâm'daki ameli hem de önceki ameli sebebiyle hesap sorulacaktır. " Rasûlullah buyurdu: "Size tesbih, tehlil, takdis, tekbir çekmenizi tavsiye ederim. Bunları parmaklarla sayın. Zira parmaklar (Kıyamet günü nelerde kullanıldıklarından) suâle maruz kalacaklar ve konuşturulacaklardır.'' Parmaklar nerelerde kullanıldığından suâl edileceklerdir. Ellerle tesbih çekmemiz istenmektedir. "Biz hangi nimetlerden sorgulanacağız?" sorusuna Peygamberimiz: "O, iki karadan ibarettir. Hurma ve su" buyurmuştur. ![]() ![]() ![]() |
| | |
| | #17 (permalink) |
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() мэкаи бυяυяυ Üye Numaram: 26532 Kayıt Tarihim : Jul 2007 Mesajlarım: 2.469 REP Puanım : 10 REP Grafiğim : ![]() Ettiği teşekkür: 0
0 Konu'ya, 0 Teşekkür aldı
| 33. Mîzân Ne Zaman Kurulacaktır? Cevap: Mahşer günü amel defterleri sağdan, soldan ve arkadan verildikten sonra, amellerin görülmesi için hesap verilirken, mahiyetini Allah'tan başka kimsenin bilmediği teraziler kurulacaktır. Tartıları ağır gelenler kurtuluşa erecek ve mutlu bir hayat süreceklerdir. "Kıyamet günü için adalet terazileri kurarız. Hiç kimseye bir haksızlık edilmez, (insanın yaptığı iş) bir hardal tanesi ağırlığınca da olsa onu getiririz. Hesap gören olarak biz yeteriz." (Enbiya, 21/47) "O gün tartı tam doğrudur. Kimin (sevap) tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtulanlardır. Kimin (sevap) tartıları hafif gelirse işte onlar da âyetlerimize haksızlık etmelerinden ötürü kendilerini ziyana sokanlardır.'' (Araf, 7/8-9) Kâr ve zarar hesabı, muhasebeleri yapılacaktır. 34. Mîzân'da Terazinin Kefesinde En Ağır Gelen Şey Nedir? Cevap: Allah kıyamet günü ümmetinden bir adamı mahlukların üstünden seçer ve onun için doksan dokuz büyük defter açar. Her defter gözün alabildiği kadar büyüktür. Rab sorar: "Bu defterde yazılı olanlardan bir şey inkâr ediyor musun? Muhafız katiplerim zulmetmişler mi?" Kul: "Ey Rabbim, hayır!" der, Rab Teâlâ sorar. "Bir özrün var mı?" Kul der: "Hayır Ey Rabbim" Allahu teala; "Evet, senin bizim yanımızda (makbul büyük) bir de hasenen, iyiliğin var. Bugün sana zulüm yapmayacağız" buyurur. Hemen bir etiket çıkarılır. Üzerine de: "Eşhedü enlâ ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden Abduhu ve Rasûlüh.", yazılıdır. Sonra Rab Teâlâ der: "Ağırlığını (yani amellerin ağırlığını) hazırla." Kul sorar: "Ey Rabbim! Defterlerin yanındaki bu etiket de ne?" Rab Teâlâ der: "Sana zulmedilmeyecek, Hemen defterler Mîzân'ın bir kefesine konur, etiket de diğer kefesine, tartılırlar. Sonunda defterler hafif kalır, etiket ağır basar." Bu etiketin imân olduğunu Peygamberimiz haber veriyor. İmân sahibi kişinin terazinin kefesinde en ağır gelen şeyin Allah ve Rasûlüne imân olduğu haber verilmekte, imânı koruyabilmenin temelinde de Allah ve Rasûlü'nün emirlerine, yasaklarına uymak gerekmektedir. Atalarımız imânı en güzel koruyan şeyin ibâdetler, ameller olduğunu belirtmişler, Cam fanusu, ibâdetlere, amellere benzetmişler, içindeki yanan ışığı da imana benzetmişlerdir. Cam fanus olmazsa küçücük bir rüzgara, fırtınaya karşı ışığın sönmesi mümkün ise, ameller olmazsa da imanın şeytanın tasallutuna karşı korunması çok zordur. Allah korusun sönmeye mahkum olur. Namaz, oruç, zekat gibi ruhu besleyen ameller imanı korurlar ve terazinin kefesinde de ağırlığını ortaya koyarlar. Esasen Allah'ın ismi yani iman yanında hiçbir şey ağır olamaz. Terazide güzel ahlâkın da ağır bastığını Peygamberimiz haber veriyor. ![]() ![]() ![]() |
| | |
| | #18 (permalink) |
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() мэкаи бυяυяυ Üye Numaram: 26532 Kayıt Tarihim : Jul 2007 Mesajlarım: 2.469 REP Puanım : 10 REP Grafiğim : ![]() Ettiği teşekkür: 0
0 Konu'ya, 0 Teşekkür aldı
| 35. Kevser Nedir? Cevap: Büyük bir nimettir. Diğer bir rivayette ise Cennette bir nehirdir, havuzdur. İçen bir daha susamaz. Allah onu Rasûlullah'a vermiştir. "Biz sana Kevser verdik...'' (Kevser, 108/1) O, sütten daha beyaz, baldan daha tatlıdır. "Her peygamberin bir havzı vardır. Ümmeti oraya su almaya gelir. Peygamberlerin her biri, hangisinin suya geleni çok diye övünürler. Su almaya gelen ümmeti en çok olan peygamber ben olacağımı ümit ediyorum." "Nefsimi kudret elinde tutan Zât-ı Zülcelal'a yemin olsun, onun kapları açık ve karanlık bir gecede gökteki yıldızlardan daha çoktur. Cennetin kaplarından kim içerse artık hiç susamaz. Hauzın Cennetten çıkan iki oluğu gürül gürül akar. Genişliği uzunluğuna denktir. Bu da Amman'dan Eyle ye olan mesafe kadardır. Suyu sütten daha beyaz, baldan daha tatlıdır" Kevser'e büyük nimet, bolluk, nehir, havuz, içilen su manaları verilmiştir. 36. Kevser'den Kimler İçemeyecekler? Cevap: Rasûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) buyurdu ki: "Ben havuzum başına sizden önce geleceğim. Bana sizden bazı kimseler yükseltilip (gösterilecek) o kadar ki, eğilsem onları tutarım. Ama hemen geri çekilecekler. "Ey Rabbiml Bunlar benim ashabım." derim. Ama bana: "Senden sonra bunların ne hid'alar yaptıklarını sen bilmezsin." denilir. Ben de: "Dini benden sonra değiştirenler rahmetten uzak olsun, derim" Bid'at kelimesi be-de-a kökünden, lügat olarak, daha önce bir örneği olmaksızın yapılan, sonradan icad edilen şey Arapça'da icat etmek, örneği olmaksızın yapıp ortaya koymak, inşa etmek anlamlarına gelen bid'at, Kur'ân'da da sözlük manasında yer almıştır. "Sözlerin en güzeli Allah'ın Kelamı, yolların en doğrusu Muhammed'in yoludur. Dinde ihdas edilen şeylerden sakınınız. Muhakkak ki işlerin en fenası sonradan ortaya atılanlardır. Her yeni şey bid'attır, her bid'at dalâlettir." Kur'ân ve Hadisler, İslâm'da güzel bir çığır (sünnet-i hasene) açana o çığıra uyanlar bulunduğu sürece sevap verileceğini, kötü bir çığır (sünnet-i seyyie) açana da aynı şekilde günah yazılacağını ifade etmektedirler. (Bkz. Nisa. 4/85) Bid'at, iki kısımdır: Hidâyete götüren, Dalâlete götüren. Hidâyete götüren iyi bid'attır. Dalâlete götüren de kötü bid'at olarak isimlendirilir. Bid'at ehli Peygamberimizin ifadesine göre Kevser'den içemeyecektir. Emirlerin yani Devlet başkanının yalanlarını tasdik etmek, zulümlerinde yardımcı olmak da Kevser'den uzaklaşmaya sebeptir. ![]() ![]() ![]() |
| | |
| | #19 (permalink) |
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() мэкаи бυяυяυ Üye Numaram: 26532 Kayıt Tarihim : Jul 2007 Mesajlarım: 2.469 REP Puanım : 10 REP Grafiğim : ![]() Ettiği teşekkür: 0
0 Konu'ya, 0 Teşekkür aldı
| 37. Amel Defterleri Sağından-Solundan, Önünden-Arkasından Verilenler? Cevap: Amel defterleri, imân edip iyi, salih amel işleyerek iyilerden olanlara sağından; kötülükleri sebebiyle Cehenneme gidecek olanlar da dahil, imân etmeyenlere de soldan ve arkadan verilir. "Amel defteri kendisine sağından verilen kimse, kolayca geçireceği bir hesaba çekilir ve arkadaşlarının yanına sevinçle döner. Amel defteri kendisine arkadan verilen kimse "Mahvoldum!" diye bağırır ve çılgın alevli Cehenneme girer." (İnşikak, 84/7-12) "Kıyamet günü insanlar üç kere Allah'a arz edilir. İlk iki arz edilmede cidal ve özür beyanı vardır. Ama üçüncü arz edilme esnasında ellerde sahifeler uçuşur, kimi sağ eliyle, kimisi de sol eliyle alır." Abdest alırken sağ ve sol kollarımızı yıkarken: "Allah'ım! Amel defterimi sağdan alanlardan eyle! Soldan ve arkamdan alacaklardan eyleme!" diye duâ yapmamız tavsiye edilmiştir. 38. Sırat Köprüsü Nedir? Kimler Geçemeyecektir? Cevap: Mahşer yerinden itibaren, Cehennemin üzerinden geçerek Cennete kadar uzanacak bir köprüdür. Mü'min, günahkâr, kâfir herkes bu köprüye girecektir. (Bkz. Meryem. 19/71-72) Sevabı bol olan imanlı kişi oradan ışıklı, süratli bir şekilde geçerken, günahı çok olanlar çok yavaş ve zorluklar içinde geçecek, hatta bazıları geçemeyip Cehenneme düşecektir. Cehennemin üzerinde Cennet'e uzanan bu köprü, belki de insanın dünya hayatı boyunca güzel amellerle inşa ettiği köprüdür. İnsanın bu dünyadaki iyi amelleri, öteki dünyada onun önüne bir köprü olarak gelir; onu, Cehenneme düşmeden Cennete ulaştırır. "...Cehennemin üzerinde Sırat kurulur, Peygamberler arasında, ümmetiyle sırattan ilk geçen ben olurum.. İşte o kancalar, tıpkı deve dikeninin dikenleri gibidir. Ancak, onların büyüklüğü ne kadardır. Allah'tan başka kimse bilmez. İnsanları (kötü) amelleri sebebiyle kapar, insanların bir kısmı (kötü) amelleri sebebiyle helak olur. Bir kısmı da ateşin içine yıkılır, sonra kurtulur. Allah, ateş ehlinden kurtarmak istediklerine rahmet etmeyi irâde edince, ateş ehlinden Allah'a ibadet etmiş olanları, ateşten çıkarmaları için meleklere emreder. Melekler bu kimseleri secde izleriyle tanırlar. Çünkü Allah secde mahallinin yakılmasını ateşe haram etmiştir..." Hadis-i Şeriflerde mü'minlerin yaptıkları amellere göre, bazılarının süratli, bazılarının daha yavaş olarak sıratı geçeceği, kâfir ve günahkârların ise ayaklarının sürçüp Cehenneme düşecekleri haber verilmiştir. Peygamberimiz, Cuma günü cemaatin omuzlarını yararak ilerleyenin, cemaate eziyet ettiğinden Cehenneme köprü yaptığını belirttiğine göre, Sırat köprüsünden bizi geçirtecek, önümüzü aydınlatacak Salih amellerdir. Sırat mecazî olarak, Cehennemin üstünde bazılarına kıldan ince olacak, bazılarına vadi gibi geniş olacak, kıldan ince kılıçtan keskin olacaktır. Mü'minler sırattan göz açıp kapayıncaya kadar kısa zaman içinde geçecek, bir kısmı da şimşek gibi geçecek, bir kısmı iyi koşan at gibi, bir kısmı kuş gibi, bir kısmı binek gibi geçecektir. Kurtulan Müslüman'dır. Yani iman sahibidir. Cehennem dikeninde tırmalanan, Cehennem ateşine düşecektir. Peygamberimiz, "İnsanlar dirilince nerede olacaklar?" sorusuna "Sırat köprüsünün önünde, karanlıklarda.", "Köprüyü ilk geçen kimler?" sorusuna "Muhacirler!" buyurarak dirilişte ilk önce amellerle karşı karşıya geleceğimizi, amel köprüsünün başında olacağımızı, Muhacirler gibi hicret vb. amellerle de köprüyü ilk geçenler gibi kurtulacağımızı anlatmıştır. ![]() ![]() ![]() |
| | |
| | #20 (permalink) |
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() мэкаи бυяυяυ Üye Numaram: 26532 Kayıt Tarihim : Jul 2007 Mesajlarım: 2.469 REP Puanım : 10 REP Grafiğim : ![]() Ettiği teşekkür: 0
0 Konu'ya, 0 Teşekkür aldı
| 39. Cennet Ne Demektir? Cevap: Cennet; parlayan nurları, yeşillikleri, sağlam yüksek köşkleri, devamlı akan nehirleri, çok çeşitli olgun meyveleri, güzel genç zevceleri, pek çok takım elbiseleri ile; yüksek, sağlam ve güzel saraylarda saadet ve yüz parlaklığı içinde yaşayan ebedî mekândır, yerdir. Sıkıntı, meşakkat, kötülük vs. olmayan, mutluluk ve saadet yuvasıdır. "Cennet, ebedî bir ikâmet halinde parıldayan bir nur, yaygın bir koku, çok iyi inşa edilmiş bir köşk, akan bir ırmak, olgun bir meyve, yeşillik, neşe, serinlik, tazelik mahallidir. " Dünya hayatı boyunca Tevhid akidesine bağlı olan mü'min, Müslüman, muttaki, salih, veli, şehit, sıddık. Nebi ve Rasûller için Allah bir ebedî ikamet yeri hazırlamıştır. O yerin adı Cennet'tir. Cennet kelimesi Kur'ân'da defa geçmektedir. Cennet, tekil ve çoğul olarak "Cennet" kelimesiyle yer aldığı gibi, ayrıca Me'va, Adn, Naim, Firdevs sıfatlarıyla anılır. Daru'l-Mukama (kurtuluş). Daru's-Selâm (Sınırsız ikamet), Daru'1-Huld (Ebedîlik) ve el-Hayavan (daimi hayat) deyimleriyle de geçer. 40. Firdevs ve Naîm Cennetleri Cevap: Firdevs: Her çeşit bitkiyi cem eden bahçe, bostan manasına gelir. Su, süt. şarap ve bal nehirleri olan Cennetlerdir. "Cennette yüz derece vardır. Her bir derecenin diğer derece ile arası, sema ile arz arası kadar geniştir. Firdevs, bunların en yukarıda olanıdır. Cennetin, dört nehri buradan çıkar. Bunun üstünde Arş vardır. Allah'tan Cennet istediğiniz vakit Firdevs'i isteyin" "İnanıp iyi işler yapanlara gelince. Firdevs Cennetleri de onlara konak olmuştur. Orada sürekli kalacaklardır. Oradan hiç ayrılmak istemezler." (Kehf, 18/107-108 ) "..onlar (en yüksek Cennet olan) Firdevs'e varis olacaklar, orada ebedî kalacaklardır." (Müminim, 23/11) Naîm; Nimeti bol Cennetler demektir. "Rableri onlara (inanıp hicret eden, Allah yolunda mallarıyla canlarıyla savaşanlara) kendisinden bir rahmet, rıza ve içinde sürekli kalacakları Naîm Cennetleri (nimeti bol Cennetleri) müjdeler" (Tövbe, 9/21) "İnanıp iyi işler yapanlara gelince, imânlarından dolayı Rableri onları altlarından ırmaklar akan Naîm Cennetlerine (nimet Cennetlerine) iletir." (Yunus, 10/9) ![]() ![]() ![]() |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| ahiret, cevap, hayatı, soru |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
| Sitemizde Yenimisiniz ? | Yardım Konuları |